Bu dua hakkında
Hz. Âişe'nin (r.a.) rivayetine göre Hz. Peygamber'in (s.a.v.) iki hamdi vardı: Sevindirici bir şey olduğunda 'Elhamdülillâhillezî bi-ni'metihî tetimmüs-sâlihât' (nimetiyle güzel işler tamamlanan Allah'a hamdolsun), hoşuna gitmeyen bir şey olduğunda ise 'Elhamdülillâhi alâ külli hâl' (her hâlde Allah'a hamdolsun) derdi. Bu kısa cümle, müminin kötü haberi ilk karşılama biçimidir: Şikâyet ve isyan yerine, nimetin de sıkıntının da Allah'tan geldiğini kabul edip hamdeder. Hamd, musibeti küçümsemek değildir; üzülmeye izin verir ama kalbi Allah'a bağlı tutar. Rivayet İbn Mâce'de geçer; derecesi konusunda muhaddisler farklı görüştedir (sunnah.com'daki not zayıf, Elbânî kısa lafız için sahih, Süyûtî hasen der), bu yüzden derece 'belirsiz' olarak işaretlenmiştir. Hısnü'l-Müslim'de 'sevindiren ya da üzen bir iş olunca söylenecek söz' başlığıyla yer alır. Belirli bir sayısı ve vakti yoktur; hoşa gitmeyen bir haber, kayıp ya da aksilik anında bir kere, anlamını düşünerek söylenir. Ağır musibetlerde 'İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn' ile birlikte okunması yaygındır.