Âyetü'l-Kürsî
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih. Ya'lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm ve lâ yuhîtûne bi şey'in min ilmihî illâ bimâ şâ'. Vesia kürsiyyühüs semâvâti vel ard. Ve lâ yeûdühû hifzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm.
Anlamı
Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır; diridir, her şeyi ayakta tutandır. O'nu ne uyuklama tutar ne uyku. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan katında kim şefaat edebilir? Onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar ise O'nun ilminden, dilediği kadarından başkasını kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır; bunları korumak O'na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.
Sayı ve süre, duanın kabulünün şartı değildir. Okunuş yardımcıdır; doğrusu Arapçasından öğrenmektir.